Kuaför ve berber
Kuaförde personel prim sistemi: yüzde, kademeli ve sabit maaş artı prim
Prim, iyi çalışanı salonda tutmanın ve işi büyütmenin sık kullanılan yollarından biridir. Kuralı belirsiz kaldığında ise ay sonu hesabı tartışmaya döner. Bu yazıda kuaför ve güzellik salonlarında sık görülen prim modellerini örnek hesaplarla karşılaştırıyor, primi hangi tutardan hesaplamanın mantıklı olduğunu ve yasal olarak nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatıyoruz.
Dükkan Defteri Ekibi · Güncelleme: · 7 dk okuma
Kısaca
- Sık görülen modeller: sabit maaş artı hizmet primi, yalnız yüzde, ciro eşiğine göre kademeli prim, ürün satış primi ve asistan payı.
- Primi KDV hariç tutardan hesaplamak, vergi dairesine gidecek parayı çalışanlarla paylaşmamak demektir.
- Prim vergide ücret sayılır ve ücret hesap pusulasında ayrı kalem olarak gösterilir; maaşın üstüne ödenen prim SGK'ya bildirilen kazanca da eklenir.
- Yüzdeyle çalışan personelin normal çalışma karşılığı kazancı asgari ücretin altında kalamaz.
- Oran, taban ve ödeme günü yazılı olmalı; oranı sonradan düşürmek esaslı bir değişiklik sayılabilir ve çalışanın yazılı kabulünü gerektirebilir.
Sabit maaş artı hizmet primi
Bu modelde çalışan her ay belli bir maaş alır; üstüne, yaptığı hizmetlerin cirosundan kararlaştırılan bir pay eklenir. Maaş sakin aylarda geliri güvenceye alır, prim ise yoğun ayda emeğin karşılığını büyütür.
Örneğin bir kalfanın sözleşmesinde sabit maaşın yanında KDV hariç hizmet cirosunun %15'i prim olarak yazsın. Ay içinde KDV hariç 60.000 ₺'lik iş yaptıysa primi 9.000 ₺ olur ve maaşına eklenir. Ciro 40.000 ₺'ye düşerse prim 6.000 ₺'ye iner, maaş ise yerinde kalır.
- Artısı: çalışan için gelir güvencesi, salon için öngörülebilir bir ücret gideri.
- Eksisi: maaş sakin ayda da ödenir; oran düşük tutulursa prim çalışanı pek harekete geçirmez.
- Uygun olabileceği durum: yeni açılan ya da müşteri sayısı mevsime göre çok değişen salonlar.
Yalnız yüzdeyle çalışmak
Burada sabit maaş yoktur; çalışan yaptığı işin cirosundan kararlaştırılan payı alır. Kendi müşterisini getiren deneyimli bir usta için cazip görünebilir.
Örneğin usta KDV hariç hizmet cirosunun %40'ını alsın. 120.000 ₺'lik bir ayda kazancı 48.000 ₺ olur. Müşterinin az olduğu bir ayda 30.000 ₺'lik iş yaparsa hesap 12.000 ₺ çıkar.
İşte burada asgari ücret devreye girer. Ücret yapılan işin tutarına göre belirlense de ay boyunca normal çalışma süresini dolduran birine ödenen tutar asgari ücretin altında kalamaz. Yüzdeden çıkan rakam o ayın asgari ücretinden düşükse aradaki farkı salon öder.
- Artısı: ücret gideri ciroyla birlikte iner ve çıkar; çalışan kazancını doğrudan kendi işinde görür.
- Eksisi: sakin ayda asgari ücret farkı yine salona kalır; müşterilerin kime yazılacağı ekip içinde gerginlik yaratabilir.
- Dikkat: sabit ücreti olmayan, yalnız yüzde alan çalışanın SGK bildirimi için kanunda ayrı bir kural var. Hangi tutarın bildirileceğini mali müşavirinize sorun; ödediğiniz paranın tamamı yine ücret hesap pusulasında görünmelidir.
Kademeli prim: eşik aşılınca oran artar
Kademeli primde oran, çalışanın aylık cirosu belli eşikleri geçtikçe yükselir. Bu düzen daha fazla iş almayı özendirir. Ama yüksek oranın nasıl uygulanacağı, eşiklerin yoğun dönemlerde değişip değişmeyeceği ve hesabın aylık mı yapılacağı baştan yazılmazsa hesap kolayca tartışmaya döner.
Örneğin kural şöyle olsun: KDV hariç aylık hizmet cirosu 50.000 ₺'ye kadarsa %10, 50.000 ₺'yi geçerse %15. Bu kural iki farklı biçimde okunabilir:
- Bütün ciroya yüksek oran: 52.000 ₺'lik ayda prim 7.800 ₺, 49.000 ₺'lik ayda 4.900 ₺ olur. 3.000 ₺'lik ek iş 2.900 ₺ fazla prim getirir; eşiğin hemen altında kalan çalışan ay sonunda işi zorlamaya başlar.
- Yalnız eşiği aşan kısma yüksek oran: 52.000 ₺'lik ayda prim 50.000 ₺ × %10 + 2.000 ₺ × %15 = 5.300 ₺ olur. Hesabı biraz uzun ama geçiş yumuşaktır; eşiğin iki yanında büyük fark oluşmaz.
Ürün satış primi ve asistan payı
Şampuan, maske ya da bakım yağı satışına ayrı bir prim koymak, çalışanın ürün önermesini özendirir. Yalnız hizmet oranını ürüne aynen uygulamayın: üründe bir de alış bedeli vardır. Örneğin KDV hariç 500 ₺'ye satılan ve salona 300 ₺'ye gelen bir üründe %40 prim 200 ₺ eder ve kârın tamamını götürür. %5 ise 25 ₺ tutar ve salona pay bırakır.
Asistan ya da kalfa payında asıl soru, bu paranın kimin payından çıktığıdır. Boyayı usta yapıp fönü asistan çektiğinde asistanın payı ustanın priminden mi düşülür, yoksa salon mu öder? İki düzen de uygulanabilir; önemli olan herkesin bunu işe başlarken bilmesidir.
Örneğin salon öderse: KDV hariç 3.000 ₺'lik boya ve fön işinde ustaya %35 (1.050 ₺), asistana %5 (150 ₺) yazılır, salona 1.800 ₺ kalır. Çırak ya da mesleki eğitim öğrencisi çalıştırıyorsanız ücretle ilgili kuralları ayrıca mali müşavirinize sorun.
Prim hangi tutardan hesaplanmalı?
KDV uygulayan bir salonda müşterinin ödediği tutarın içinde KDV vardır. Bu kısım salonun geliri değil, vergi dairesine beyan edilecek vergidir. Örneğin KDV oranı %20 olan bir hizmette müşteri 1.200 ₺ öderse 200 ₺'si vergidir, salonun geliri 1.000 ₺'dir. %40 oranda prim 1.200 ₺ üzerinden hesaplanırsa 480 ₺, 1.000 ₺ üzerinden hesaplanırsa 400 ₺ eder.
Aynı oranlarla, ayda KDV dahil 60.000 ₺'lik iş yapan bir ustada fark 4.000 ₺'ye çıkar. Yani salon, ödeyeceği verginin bir bölümünü de prim olarak dağıtmış olur. Salonunuzun KDV uygulayıp uygulamadığını ve hizmetlerinize hangi oranın uygulandığını mali müşavirinizden teyit edin.
KDV'den başka, tabanı etkileyen birkaç karar daha var. Önceden kararlaştırılmazsa her biri ay sonunda ayrı bir pazarlığa döner:
- İndirim: prim liste fiyatından mı, müşteriye yapılan indirimden sonraki tutardan mı hesaplanır?
- Veresiye ve iptal: prim satış yapıldığında mı doğar, para tahsil edilince mi? İptal edilen satışın primi hangi ayın hesabından düşülür?
- Paket satışı: 6 seanslık paketin primi satıldığı gün mü yazılır, seanslar kullanıldıkça mı?
- Kart komisyonu: POS kesintisi prim tabanından düşülecek mi?
- Kapsam: hangi hizmet ve ürünler prime dahil, hangileri değil?
Yasal çerçeve: prim de ücret gibi kayda girer
İş Kanunu, ödeme şekli bakımından primi ve ikramiyeyi ücretle birlikte sayar: hepsi kural olarak Türk parasıyla, işyerinde ya da banka hesabına ödenir. Ücretin ödeme aralığı bir ayı geçemez. İş sözleşmesi sona erdiğinde çalışanın hak ettiği ücret ve parayla ölçülebilen hakları eksiksiz ödenmelidir; ücret alacaklarında zamanaşımı beş yıldır. Çalıştırdığınız işçi sayısına göre bu ödemeleri banka üzerinden yapma zorunluluğunuz da olabilir.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre prim, ikramiye ve bu türden ödemeler, ödendikleri ayın prime esas kazancına, yani sigorta priminin hesaplandığı tutara eklenir. SGK'dan alınacak ödeneklerin hesabı da bu kazanca dayanır. Sabit ücreti olmayıp komisyon gibi belirsiz tutarda kazanç alanlar için kanunda ayrı bir hesap kuralı vardır; yalnız yüzdeyle çalışan birini hangi tutar üzerinden bildireceğinizi mali müşavirinize sorun.
Vergi yönünden durum açıktır: Gelir Vergisi Kanunu, bir ödemenin prim adıyla yapılmasının ya da kazancın belli bir yüzdesi olarak belirlenmesinin onu ücret olmaktan çıkarmadığını söyler. Kısacası primi kayıt dışında, elden ödemek vergide ücret sayılan bir ödemeyi kayda almamak demektir; sabit maaşın üstüne ödenen primde SGK'ya bildirilen kazanç da eksik kalır.
İşveren her ödemede çalışana ücret hesabını gösteren bir ücret hesap pusulası vermek zorundadır. Asıl ücrete yapılan eklemeler ve kesintiler bu pusulada ayrı ayrı gösterilir; prim de bu eklemelerdendir.
Asgari ücret yüzdeyle çalışanı da kapsar. İş Kanunu asgari ücretin her türlü işçi için belirlendiğini söyler; Asgari Ücret Yönetmeliği de ücret parça başına ya da yapılan iş tutarına göre ödense bile asgari ücrete göre ayarlama yapılacağını belirtir.
Sözleşmeye ne yazılmalı, kural nasıl değişir?
Süresi bir yıl ve daha uzun olan iş sözleşmeleri yazılı yapılır. Yazılı sözleşme yoksa işveren en geç iki ay içinde çalışana temel ücreti, varsa ücret eklerini ve ödeme dönemini gösteren yazılı bir belge vermek zorundadır. Prim kuralını bu belgeye açıkça yazmak, ay sonundaki tartışmanın önünü keser.
Kuralı sonradan değiştirmek de kurala bağlıdır. Sözleşmeden ya da işyeri uygulamasından doğan bir çalışma koşulunu esaslı biçimde değiştirmek için çalışana yazılı bildirim gerekir. Çalışan altı iş günü içinde yazılı olarak kabul etmezse değişiklik onu bağlamaz; hiçbir değişiklik de geriye yürümez. Oranı düşürmeyi düşünüyorsanız önce bir avukata danışın.
Primden kesinti yaparken de sınır vardır. Ücret kesme cezası yalnız sözleşmede yazan sebeplerle verilebilir, çalışana hemen gerekçesiyle bildirilir ve bir ayda iki günlük kazancı aşamaz. Salonun çalışandan bir alacağı varsa, örneğin çalışanın düşürüp kırdığı bir fön makinesinin bedeli, bu tutar çalışanın rızası olmadan ücretten ya da primden düşülemez. Kanundaki dar istisna, çalışanın kasten verdiği ve mahkeme kararıyla sabit olan zarardır; o da ücretin haczedilebilir kısmıyla sınırlıdır.
Hesapta anlaşmazlık çıkarsa, Borçlar Kanunu cirodan pay alan çalışana bilgi verilmesini ve hesabın dayandığı kayıtların onun ya da bir bilirkişinin incelemesine açılmasını ister. Her ay primle birlikte hangi işlerin sayıldığını gösteren bir döküm vermek, iş bu noktaya gelmeden sorunu çözer.
Sözleşmede ya da yazılı belgede şu başlıklar bulunsun:
- Prim tabanı: KDV hariç mi, indirimden sonra mı; hangi hizmet ve ürünler dahil.
- Oranlar ve varsa kademeler; kademenin bütün ciroya mı, eşiği aşan kısma mı uygulandığı.
- Primin doğduğu an (satış ya da tahsilat) ve iptal ya da iadede ne olacağı.
- Asistan payının kimin payından çıktığı.
- Ödeme günü ve prim tutarının brüt mü, net mi olduğu.
- İşten ayrılışta o güne kadar hak edilen primin nasıl hesaplanıp ödeneceği.
Bu hesabı programla tutmak
Dükkan Defteri'nin kuaför ve güzellik salonları için sürümü Salon Defteri'nde her çalışana genel bir prim oranı, isterseniz boya ya da fön gibi hizmetlere ayrı oran verirsiniz; prim satış kaydedildiği anda hizmetin KDV hariç tutarı üzerinden yazılır. Ay sonunda Personel Primleri ekranındaki hakediş tablosunda her çalışanın kazandığı, aldığı ve kalan primi yan yana görürsünüz. Program primi yalnız hizmet satırlarından ve yüzde olarak hesaplar; ürün primi, kademeli prim ve bordro (SGK ve vergi kesintisi) için ayrıca hesap yapmanız gerekir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki ya da mali danışmanlık değildir. Güncel mevzuat ve kendi durumunuz için bir avukata ya da mali müşavire danışın.
Salon Defteri
Kuaför, berber, güzellik ve bakım için randevu ve işletme programı
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu (md. 8, 22, 32, 37, 38, 39) · erişim 26 Eylül 2026
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (md. 80, 82) · erişim 26 Eylül 2026
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (md. 403, 407) · erişim 26 Eylül 2026
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (md. 61) · erişim 26 Eylül 2026
- Asgari Ücret Yönetmeliği (Resmî Gazete 01.08.2004, sayı 25540; md. 4, 6) · erişim 26 Eylül 2026
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı — İş Kanunu sıkça sorulan sorular · erişim 26 Eylül 2026
İlgili sayfalar
Personel prim hesaplama
Ay sonundaki prim hesabı için
Kuaför randevu programı
Salon Defteri · Kuaför, berber, güzellik ve bakım
Berber randevu programı
Erkek kuaförü ve berber
Güzellik merkezi randevu programı
Lazer, cilt bakımı, kirpik, tırnak
Zaman Kaybına ve Randevu Karmaşasına Son
İşletmenizi Dükkan Defteri ile Yönetmeye Bugün Başlayın
7 gün ücretsiz deneyin. Kurulumda ve eski kayıtlarınızın taşınmasında ekibimiz yanınızda.
- Hesabınız kayıtta açılır
- Eski kayıtlarınızı biz taşıyoruz
- Taahhüt yok